Dolgu uygulamaları

Dolgu uygulamaları botolinum toksin yani botoks uygulamalarından sonra en sık  ikinci estetik müdahalelerdir. Yaşlanmayla birlikte hem derinin kendisinde hem de deriye destek olan dokularda hacim azalmaya başlar. Bu nedenle sarkmalar çizgiler oluşur. Var olan çizgiler derinleşebilir. Bu destek dokuların yerine konması veya oluşan çizgilerin belirginliğini azaltmak amacıyla dolgu maddeleri kullanılabilir.

Genel olarak yüzde oluşan çizgilenmeler iki ana başlıkta değerlendirilebilir.

Dinamik çizgiler ; yani yüzde mimik hareketlerinin yapılmasıyla oluşan çizgilerdir, kaz ayağı çizgileri ve alın çizgileri sıklıkla dinamik çizgilerdir ve bu çizgilerin belirginliğinin azaltılmasında ilk tercih botolinum toksin yani botoks uygulamalarıdır

Statik çizgiler; bu çizgiler yüzde hareket olmadan da görünür olan çizgilerdir. Bunlar sıklıkla yüz yapısına ve hacim azalmasına bağlıdır ya da dinamik çizgilerin zamanla derinleşmesi sonucu da oluşabilirler. Bu çizgilerde dolgu maddelerinin kullanılması daha uygun olabilir.

Genel olarak; alın ve göz çevresinde botolinum toksin uygulaması yüzün 2/3 alt kısmında ise dolgu uygulamaları ilk tercihtir denebilir.

Dolgu maddeleri hangileridir?

Dolgu maddeleri dediğimiz zaman akla en sık kullanılan hyaluronik asit içerikli preparatlar gelse de kalsiyum hidroksiappatit, poli-l-laktik asit veya polimetil metakrilat dolgu maddeleri de vardır. Her birinin kalıcılık süresi uygulanma özellikleri birbirinden farklıdır.

Dolgular nasıl etki eder?

Dolgu maddeleri uygulandığı bölge ve derinliğe hemen bir miktar hacim eklemesi yapar, aynı zamanda bu maddeler hidrofilik yani su çeken maddeler oldukları için bölgeyi nemlendirirler.

Bazı dolgu maddeleri aynı zamanda bölgedeki cildin desteğini arttıran kollajen gibi protein yapılarının sentezini de arttırırlar.

Dolgu maddesi neye göre tercih edilir?

Dolgu maddesi hastanın şikayetine göre tercih edilir, her birinin farklı yerlerde farklı konsantrasyonda farklı miktarlarda uygulanması gerekir.

Dolgu kalıcılığı ne kadardır?

Hyaluronik asit dolguların kalıcılığı markalar arasında farklı belirtilse de sıklıkla 6-12 arasındadır. Ortalama 9 ay olarak kabul edilebilir.

Dolgu uygulaması için başvuran hastada öncelikle şikayete göre kullanılacak dolgu tercih edildikten sonra bölgeyi uyuşturmak amacıyla lokal anestezik etkili kremler uygulanır ve 15 dakika kadar beklenir. Dolgu preparatlarının bazılarının içinde ağrıyı azaltan anestezik maddeler zaten mevcuttur. İlk uygulama sonrası uyuşma gerçekleşir. Bölge temizlendikten sonra enjeksiyonla dolgu uygulanır. Sıklıkla ağrısız bir işlemdir. İğne ile uygulandığından hafif kanama ve morarma olabilmektedir.

Hamileler, emzirenler, dolgu istenen bölgede enfeksiyonu olan hastalar, kanama bozukluğu olanlar, Alerjisi olanlarda uygulanmamalıdır.